Kutlu Doğum Haftası
July 07, 2011 at 10:38 AM
Bizleri imanla değerli kılan, İslam’la şereflendiren, Kur’an-ı Kerim’le buluşturan, Rabbimiz Yüce Allah’a sonsuz hamdü senalar olsun. Hz. Âdem’den Hz Nuh’a Hz. İbrahim’den Hz. Musa’ya, Hz. İsa’ya ve onların yolundan gidenlere selam olsun.
Güzel ahlakın, şefkatin ve cömertliğin kendisinde buluştuğu, sözleri ve davranışları ile insanlığa rehber olan, en güzel örnek, son peygamber, Efendimiz Muhammed Mustafa’ya, âl ve ashabına, ehl-i beytine, kıyamete kadar onun yolundan gidenlere salât ve selâm olsun.
Efendimizin Kutlu Doğumunda bu salonu dolduran siz değerli misafirlerimize en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyorum. Hepinize ayrı ayrı Hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum.
Değerli Da’vetliler!
Bu yıl Efendimizin Kutlu Doğumunun 1439. yılı. Miladi 20 Nisan 571 Mekke. Bu yıl aynı zamanda Kur’an’ın nüzulünün yani gönderilişinin 1400. yılı. Milâdi 610 Mekke Nur Dağı Hira Mağarası. Okumayla başlamıştı ilâhî kelâm. Okuma seferberliği başlatıyordu Yerin ve Göğün Sahibi. Okusunlar ki gerçeği görüp anlayabilsinler diye. Fert ve toplum kıymetini bilsin, kendisini tanısın, dünyayı hatta öbür dünyayı tanısın diye.
Değerli Misafirler!
Kur’an-ı Kerîm, namaz, oruç gibi ibadetleri anlattığı gibi bizi tarihte vuku bulmuş önemli kesitlerle de buluşturur. Kıyamet günündeki farklı sahnelerle bizi, zamanımızı ve gücümüzü hayırlı işlerde geçirmeye, aklımızı yararlı yerlerde kullanmaya da davet eder. Öyle ise fert ve toplum olarak Kur’an’ın şifa ve rahmet kaynağı olan hususlarına kulak vermemiz ve gereğini yerine getirmemiz gerekir.
Biz Müslümanlar, Yüce kitabımızı okumalıyız. Bununla yetinmeyerek anlamaya çalışmalıyız. Anlamakla da kalmayıp yaşayarak o yüce kitabı muhafaza etmeye gayret etmeliyiz. Yetişmekte olan ve türlü türlü maddi manevi tehlikelerle karşı karşıya kalan yavrularımıza O’nun nuruyla yollarını, ruhlarını aydınlatmalıyız.
Değerli Konuklar!
Kur’an-ı Kerim, Kâinatın Efendisi Muhammed Mustafa’nın “yüce bir ahlâk üzere” olduğunu bildirmiştir. Peygamber Efendimiz, ahlakı bizzat yaşadı ve gösterdi. Onun tertemiz yaşantısında ve tavsiyelerinde bireysel ve toplumsal hayatımızı aydınlatacak mükemmel örnekler buluruz. Onun hayatı dürüstlüğün, doğruluğun, affediciliğin, insanların dertlerine ortak olmanın, insanlara sırf insan oldukları için sevgi ve saygı duymanın, intikam yerine bağışlayabilmenin, şefkat ve merhametin misalleriyle doludur. O, kutlu sözleriyle bize insanlığımızı hatırlattı ve kalplerimizi yumuşattı. Birbirimizi sevmedikçe olgun bir imana sahip olamayacağımızı öğretti. O bize yaratıcımızı tanıttı. Sadece insanlara değil, bitkilere, hayvanlara hatta cansız varlıklara kadar bütün yaratılmışlara karşı şefkatli olmamızı tavsiye etti. Bize cömertliği, yetimlere sahip çıkmayı, kölelerin sofralarında oturmayı yaşayarak gösterdi.
Öyle ise gelin beraberce aynı coğrafyayı, aynı çarşı ve sokakları; aynı değerleri paylaşan insanlar olarak korku ve düşmanlığı sevgiye, kavgayı barışa, bencilliği fedakârlığa, haksızlığı adalete, kibri alçakgönüllülüğe, küçümsemeyi saygıya dönüştürelim. Birbirimizi anlamaya çalışalım. Birbirimize iyi niyetle yaklaşalım. Unutmayalım ki yerdekiler yani bizler birbirimize merhamet ettikçe göktekiler bizlere merhamet edecektir.
Bu düşüncelerle tekrar hoş geldiniz diyor hepinize ayrı ayrı en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Allah’ın selâmı, rahmet ve bereketi üzerinize olsun.
